Çocuk Ve Ergenlerde Takıntılar (Obsesif Kompulsif Bozukluk)

Çocuk Ve Ergenlerde Takıntılar (Obsesif Kompulsif Bozukluk)

Takıntılar genellikle ergenlik veya genç erişkinlik döneminde başlasa da çocuk  ve ergenlerde de sıklıkla takıntılar görülmektedir. Burada bahsettiğimiz takıntılar herkeste görülebilenden çok daha yoğun, çok daha fazla sayıda ve gündelik yaşamı etkileyen düzeyde olduğu zaman uzman yardımı gerekmektedir. Bu duruma tıp dilinde ‘obsesif kompulsif bozukluk’ denmektedir.

Takıntı Nedir?

Takıntı veya obsesyon dediğimiz; kişiye saçma gelse de aklına gelen, tekrarlayan ısrarlı düşünce, dürtüler ya da fikirlerdir. Takıntı o kişide kaygıya yol açar ve akıla gelen bu düşünceleri ortadan kaldırmak ve kaygıyı azaltmak için kişi bazı aşırı davranışlar yapar ya da kaçınma davranışlarında bulunur. Bunlara dakompulsiyon denir. Obsesyonlar yani takıntılar zihnini meşgul ederken onu zihninden silmek için tüm zamanını kaplayan, çocuğun okul, sosyal ortamını etkileyebilen üzerine bir de ekstra davranışlar biner. Büyükler yani erişkinler kendilerini rahatsız eden bu düşünce ve yaptıkları bu törensel davranışlarından rahatsız oldukları halde çocukların aileleri tarafından fark edilen davranışlar sonucu çocuk psikiyatrisi polikliniğine başvurmaktadırlar.

Takıntılı düşünceler çocuğun yaşına göre değişiklik göstermektedir. Takıntıların en sık ortaya çıktığı yaş 7 iken, ortalama başlangıç yaşı 10’dur. Ebeveynlerine zarar geleceği takıntısı çocuklarda çok sık rastlanır. Kendisine ya da yakınlarında hastalık olması endişesi ile kendini ve yakınlarını devamlı olarak kontrol altında tutabilirler; bu yüzden okula gitmeyi reddebilirler veya sık sık evi telefonla kontrol edebilir. Bunlardan başka, kirlenmekten, mikrop kapmaktan endişelenme, kendini kirli hissettiği için sık sık ve uzun törensel el yıkamalarda bulunma, banyoda uzun süre kalma, tuvaletten çıkamama, eşyaların aynı yerde ya da simetrik durmasını isteme ve olmadığında kaygılanarak kontrol etmek, sürekli düzeltmek, emin olamama nedeniyle yaptığı davranışları sürekli kontrol etme veya tekrar tekrar yapma, dini takıntılar nedeniyle sürekli aşırı dini uğraşlar içinde bulunma, belli rakamların veya davranışların uğursuz olduğuna inanarak belli hareketleri hep aynı sayıda yapma gibi gibi düşünce ve davranışlarda bulunurlar.

Takıntılar, uzun yıllar devam etme eğilimi olan psikolojik sorunlardır. Zaman içinde takıntıların yoğunluğu ve içeriğinde farklılıklar olabilmektedir.

Bu takıntılar çocuk veya ergenin tüm zamanını alarak okula gitmesini, oyun oynamasını, arkadaşlarıyla görüşmesini , ders çalışması konsantre olmasını engellediğinde aileler bu davranışları yapmamalarını istemektedir. Hatta onları kınamakta, cezalandırmakta ya da takıntılı düşünceyi artıran davranışlara devam etmelerine yardımcı olabilmektedirler. O yüzden öncelikle çocuğun takıntıları öncelikle ortaya çıkarılmalı, doğal olarak kabul edilmeli, aile bilgilendirilerek tedaviye başlanılmalıdır.

Tedavide ilaç tedavileri ve bilişsel davranışçı terapi tedavileri uygulanabilmekte ve tedaviden fayda görebilmektedirler. Tedavi sürecinde aile ve öğretmenden yardım sağlanabilir.